DENGE AXINA WELAT SITESI  
 
  Turkiyedeki Serhildanlar 22/08/2017 18 06 29 (UTC)
   
 

 

         KOL KIRMANIN HESABI SORULACAK ELBET !


Orta Doğu halkları binlerce yıldan beri, yerlerinden-yurtlarından, yaşamlarını-kültürlerini geliştiriyor ve sürekli kılıyorlar. Özellikle Mezopotamya, yani iki nehir arasında yaşayan halk toplulukları, bu halklar değişim-dönüşümden bir an kopukluk yaşamadan bugünlere kadar gelebilmişlerdir. Bu halklar tarihin birçok evresinde birçok zorlu zikzaklardan geçtiler. Boşuna Orta Doğu coğrafyasına “Halklar mozaiği” denilmiyor. Günümüzde kalan eski halk toplulukları, büyük emeklerden, çabalardan ve büyük yaratılışlarda önemli rol oynadıkları için, günümüz dünyasına kadar gelebilmişlerdir.
Bu halklardan Kürtler, Ermeniler, Farslar, Araplar, Asuriler ve diğer halk toplulukları, bunlar hep beraber bu coğrafyada yaşadılar. Her ne kadar kendi içlerinde değişik dönemlerde, güç ve iktidar uğruna kendi komşularına acımasızca saldırmış iseler de, yine birbirlerine yaşam hakkını tanımışlardır. Bu coğrafyada gelişen iktidar giderek büyüyüp dalga dalga yayılır. Orta Doğu’nun her yönüyle olan zenginlikleri dış güçler için çekim kaynağı olur. Dış ve iç saldırılara karşı, güçlü olmayan ve iç de güçlü olan halk kültürlerine dayanmayan onlarca halk grupları da tarih sahnesinden silinirler. Bu halklar her ne kadar belli dönemlerde iktidar atına binmiş iseler de, sonunda kendilerini erimekten kurtaramamışlardır.

Asur İmparatoru, Nabukatnezar’dan büyük Daryus’a; Büyük İskender’den Büyük Roma ordu ve kültürlerine karşı, bu zengin halk mozaiğinden yerlerini sildiler. Bu tarihin tanıkları olan köy kalıntıları, yakıp yıkılan şehirlerdir. Bu antik yerlerde yapılan araştırmalar, bize yalansız her şeyi anlatıyor. Bununla beraber, bu tarihe büyük bir tanıklık yapmış olan, Kürtler vardır. Kürtler hem bu tarihe tanıklık etmiş hem de bu halklara en büyük yardımı da etmiştir. Bizim atalarımız birçok etnisiteyle kardeşçe ittifaklar geliştirmiştir. Hatta birçok etnisiteye özgürlük yolunu göstermiştir. İşte tarihin en eski ve en anlamlı bayramı olan Newroz, bunun en büyük kanıtıdır. Onun içinde de günümüzde, Asuriler dışında Doğu’daki tüm halkların bayramı haline gelmiştir.
Kürtler bu coğrafyada bir çok halka komşuluğun, kardeşliğin, dürüstlüğün ve eşitliği göstermiştir. Bu dersi, bu öğrenimi öğrenmeyenlere karşı da, kendi yöntemlere göre derslerini de vermişlerdir. Dışarıdan gelenlerle onurlu temelde ittifak geliştirmişlerdir. Kürtler bu doğal bu misafirperverlik yapısı, kendilerine yardım ve yer arayanlara açıktır. Bunun böyle olduğunu günümüzdeki kültür ve tarihteki kanıtlarda gösteriyor.
Kürtler tarihte, başka halkların hak ve özgürlüklerine hiçbir zaman saygısızlık etmemişler. Dış ve iç saldırılara karşı, meşru savunmalarını yapmışlar ve bunu Sümerlere, Babillere, Yunanlara, Araplara, Perslere, Selçuklulara ve Osmanlılara karşı göstermişlerdir.
Kürtler binlerce yıldan beri, vatanlarında mütevazi bir şekilde yaşamlarını, örf ve adetlerini sürdürmenin direncini göstermişler ve bugünlere taşımışlardır. Ama bu yaşamı bir türlü onlara tanımayan iktidar ve hırs canavarları, onları hep baskı altına almaya, hep kendilerine benzetmeye çalıştılar. Bariz bir örnek olan Arapların Kürdistan’a yaptıkları işgal seferlerinde Araplar tarafından on binlerce Kürt kılıçtan geçirilmiş ve her şeye rağmen de mütevazi yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Ama yine de, dışarıdan gelen hem de çok uzak diyarlardan gelen Moğol soyları yine bırakmadı. Bu at sırtındaki barbar ve talancı grupların yerleri ve yurtları olmadığı için, kendilerini Orta Doğu halklarının ayağına atıp, Orta Doğu halkları tarafından kabul edilirler. Bu barbar sürüleri belli bir dönemden sonra, gönüllü İslam dinini kabul ederler. Gönüllü, kendi öz kimlik ve inanışlarından vazgeçerler. Tabi bu vazgeçiş amaçsız değildir. Amaçları İslam dininin gücünü paylaşmaktır. Orta Asya’dan gelen bu boylar, İran’a oradan da Anadolu’ya ve giderek tüm Orta Doğu’ya imparatorluklarını kurarlar. Selçuklulardan sonra gelen Osmanlı İmparatorluğu aynı geleneği sürdürür. Biri İran’da biri Anadolu’da büyür. Birisinin ömrü uzun olurken, bir diğerinin ki kısa oluyor. Bu ömrü uzun olan Osmanlı İmparatorluğu, Orta Doğu halklar mozaiği ve kültürlerine en büyük kötülüğü ve en büyük çirkinliği yapmıştır. Hem de koruma ve sahiplenme adına bu yapılmıştır. Bunlar at sırtında yer-yurt ararken karınlarını doğru-düzgün doyuramazken, Orta Doğu halkları ise her şeye sahiplerdi. Bunlar Orta Doğu’ya geldiklerinde bu halklar onlara komşuluk ve dostluk hakkını tanıdı. Onlar ise, bu şansı iktidar hırslarından dolayı farklı kullandılar. Orta Asya’dan yola çıkan boyların bir kısmi İran taraflarına ve bir kısımları da Kürtlerin onayıyla Anadolu’nun bir köşesini yer edinip Anadolu’nun tümüne yayıldılar. Yerleştikleri şehirler tarih sahnesinde yer edinmiş ve birçok alanda öncülük yapmış halkların topraklarıydı. Daha sonra buraları işgal edip kendilerine yurt edinmişler.
Evet, şimdi bu halklar, size kardeşlik ve dostluk ettiler. Hem de sizin hiçbir şeyiniz yok iken. Peki, siz ne yaptınız. Ama şimdi siz bu eli uzatın onlara. Onlar onurludurlar, o zaman da el uzattılar, şu anda bu eli bıkmadan uzatıyorlar. Özellikle tarihte size her yönüyle en büyük yardımı veren Kürtlere kardeşlik elini niye uzatmıyorsunuz? Bu halk bunu isterken, onurdan başka sizden başka bir şey istemiyor. Üzerlerinde bunca katliam, zülüm, işkence, açlıkla terbiye etme girişiminden ve sefaletten geçirdikten sonra, onlar kinci size yaklaşmıyorlar. Her şeye rağmen eşitlik, kardeşlik, dostluk istiyorlar. Bu halk, bu en doğal haklarını isterken, neden bu istemden sonra halkımıza vahşice saldırılıyor.
Madem ki, durum bu ise ve Kürt halkı ve bütün değerlerine karşı, sonuna kadar, ne olursa olsun “inkar edip seni yok edeceğim” deniliyorsa ve bunu pratikte Van ve Yüksekova’da savunmasız halkımıza karşı, dünyanın gözü önünde hiç sıkılmadan, utanmadan ve korkmadan yapıyorsanız, artık Kürtlerin bu aşamadan sonra kardeşlik ve dostluk adına yapabileceği bir şey kalmamıştır. Bunca iyi niyete ve ortak yaşam istemlerine karşın, 80 yıldır bu şekil cevap veriliyorsa, Kürtlerin bu iradesiz ve onursuz yaklaşımları kabul edeceğini sanmayın. 30 yıllık PKK öncülüğündeki Kürt Özgürlük Hareketinin yürüttüğü savaştan ders alınmadı mı? Eğer ısrarla halklar arasındaki bir savaş isteniyorsa, Türklerin hali ne olacaktır? Gelişecek bu halklar savaşında, Türkler daha da zayıflayıp, dış güçlere katmerli maşa olmayacak mı? Herkes bir yerden bir şey isterse, bunun altından kalkabilecek misiniz? Tekrar yersiz-yurtsuz ve uluorta kalmak istenmiyorsa ya da Moğol semalarına gerisin geri gitmek istemiyorlarsa geç kalınmadan Kürtlerin İmralı’dan uzattığı barış eli tutulmalıdır.
Bizden söylemesi, gelişecek bir halk savaşından sonra, onlara uzatılmış bir el olmayacaktır.
 
  DENGE AXINA WELAT MENUSU
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  SAG MENUMUZ

DUYURU PANOSU

---DUYURULAR---

MAYIS SEHITLERINI ANMAK ADINA BILARDO VE FUTBOL TURNUVALARIMIZ BASLAMISTIR BASVURUNUZU BIREYVE TAKIM HALINDE YAPA BILIRSINIZ

---DUYURULAR---

.....

  Publicité
  ROJ TV
Free Image Hosting at www.ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
  Dergiler,Medyalar,Yazarlar

CİWANÊN AZAD
CİWANÊN AZAD
Medyalar
Kakşar Oremar Înkar û Fermana Kurd û Ermeniyan
Serbest Rêzan
Serbest Rêzan Çend têbinî ji ragihandina Başûr
Rotînda Yetkîner
Rotînda Yetkîner Düşünceler Yaşamı Yönlendirir ve Yaşananlar Sanata Yansır.
Hemîd DILBIHAR
Hemîd DILBIHAR Siwaro..
Mîr Qasimlo
Mîr Qasimlo Seîs wiha got: Em ê gazî vebêj bikin
Aujourd'hui sont déjà 4 visiteurs (28 hits) Ici!
=> Veux-tu aussi créer une site gratuit ? Alors clique ici ! <=